21 Aralık’ta Ne Olur? Coğrafyanın, Tarihin ve İnsanlığın Dönüm Noktası Bir tarihçi olarak geçmişin izlerini sürerken, doğanın ritmini anlamak da tarihin kendisini çözümlemenin bir parçasıdır. 21 Aralık, yalnızca bir tarih değil; insanlık tarihinin doğayla kurduğu ilişkinin en eski simgelerinden biridir. Gökyüzüne bakan ilk insanlardan bugünün bilim insanlarına kadar herkesin dikkatini çeken bu tarih, kış gündönümü olarak bilinir. Bu özel gün, tarih boyunca toplumların tarım düzeninden inanç sistemlerine kadar birçok alanda derin izler bırakmıştır. Güneşin En Kısa Konukluğu: 21 Aralık’ın Astronomik Önemi 21 Aralık, Kuzey Yarımküre’de yılın en uzun gecesi ve en kısa günüdür. Bu tarihte Güneş ışınları Oğlak Dönencesi’ne dik…
Yorum BırakNeşeli Bilgi Köşesi Yazılar
İş Göremez Raporu Nasıl Alabilirim? – Edebiyatın Penceresinden Bir İyileşme Hikâyesi Giriş: Kelimelerin İyileştirici Gücü Kelimeler bazen bir ilacın tesiri kadar güçlüdür. Bir cümle, bir karakterin kalbinde açılan yarayı kapatabilir; bir metafor, insanın içsel iyileşmesini başlatabilir. “İş göremez raporu nasıl alabilirim?” sorusu, ilk bakışta bürokratik bir mesele gibi görünse de, aslında insanın kendi varoluşuyla kurduğu ilişkiyi açığa çıkaran bir edebi temadır. Çünkü “iş göremezlik”, yalnızca bedensel bir yetersizliği değil, ruhun da yorgunluğunu imler. Bir edebiyatçının gözünde, bu rapor bir “izin kâğıdı” değil, bir karakterin içsel yolculuğunun başlangıcıdır. İşte bu yüzden mesele, sadece bir belgenin alınma süreci değil; insanın kendini yeniden…
8 YorumÇökme Ne Demek? TDK Anlamı Üzerine Felsefi Bir Deneme Bir filozofun bakışıyla dünyaya yöneldiğimizde, kelimeler yalnızca tanımlar değil, varlığın derinliklerine açılan kapılardır. “Çökme” kelimesi de bu kapılardan biridir. Zihnimizde önce bir yapının dayanamayarak yıkılışı, toprağın ağırlıkla içe doğru gömülmesi canlanır. Ancak biraz daha yakından bakıldığında, bu sözcüğün yalnızca fiziksel bir olayı değil, aynı zamanda varoluşun, bilginin ve ahlakın sınırlarını da işaret ettiğini görürüz. TDK’ya Göre Çökme Türk Dil Kurumu’na göre “çökme”, “bir şeyin dayanamayarak içe doğru inmesi, batması, yıkılması” anlamına gelir. Bu tanım, yapısal bir zayıflığı veya aniden gerçekleşen bir kaybı anlatır. Yani çökme, bir sürecin değil, bir kırılma anının…
8 YorumÇocuk Tesliminde Hak Sahibi Kimdir? Tarihsel Arka Plan, Güncel Uygulama ve Akademik Tartışmalar Kısa cevap: “hak sahibi”, mahkeme kararında çocuğu alma veya teslim etme yükümlülüğü tanımlanan taraftır Çocuk teslimi, boşanma, ayrılık ya da velayete ilişkin tedbir kararları sonucunda mahkemenin belirlediği ebeveyn ile çocuk arasındaki yaşam düzeninin fiilen uygulanmasıdır. Bu çerçevede “hak sahibi”, mahkemenin ilamında veya tedbir kararında çocukla kişisel ilişki kurma ya da çocuğu belirli zamanda teslim alma hakkı tanınan kişidir; “yükümlü” ise bu teslimi yapmakla sorumlu olandır. 2021–2022 reformlarıyla birlikte süreç, icra dairelerinden alınarak çocuk odaklı bir idari-yargısal modele taşınmıştır. Bu dönüşüm, Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ve ilgili kanun…
8 YorumGlikozit Bağı Ne Demek? Psikolojinin Merceğinden Bir Yolculuk İnsan zihni çoğu zaman biyolojinin kavramlarıyla paralellikler kurar. Bir psikolog olarak merakla düşündüğümde, biyokimyanın temel yapı taşlarından biri olan glikozit bağı kavramını, yalnızca hücrelerin değil aynı zamanda insanların birbirleriyle kurduğu bağların da metaforu olarak görürüm. Glikozit bağı, basitçe iki molekül arasında kurulan bir köprü gibidir. Ancak biz bunu zihinsel, duygusal ve sosyal bağlarımız üzerinden okuduğumuzda, insan davranışlarını anlamlandırmak için güçlü bir sembole dönüşür. Bilişsel Psikoloji Perspektifinden Glikozit Bağı Bilişsel psikoloji, insanların nasıl düşündüğünü, bilgiyi nasıl işlediğini ve kararlarını nasıl verdiğini inceler. Glikozit bağı bu noktada bir hafıza sürecine benzer. Tıpkı şeker moleküllerini…
Yorum BırakMutezile, aklı baş tacı yapan ama bazen aklın putperestliğine kapılan cesur bir deneydi: Bugün hâlâ ilahî adalet mi yoksa insanın aklı mı hükümran olacak sorusunu kışkırtıcı biçimde önümüze bırakıyor. Mutezilenin 5 Temel İlkesi (Usûlü’l-Hamse) Nedir? Açık konuşalım: Mutezile ya İslam düşüncesinin en dürüst yüzleşmesi, ya da iman alanını laboratuvara kapatıp mikroskop altında kurutan bir “akılcılık” aşırılığıdır. Bu iki uç ihtimalin ortasında salınan akımın belkemiği, meşhur Usûlü’l-Hamse—beş temel ilke—şunlardır: Tevhid, Adl (İlâhî Adalet), Va‘d ve Va‘îd (İlâhî vaad ve tehdit), el-Menzile beyne’l-Menzileteyn (büyük günah işleyenin ara konumu) ve Emr-i bi’l ma‘rûf ve nehy-i ani’l-münker (iyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak). Bu ilkeler, sadece…
Yorum BırakGelir Ne Zaman Elde Edilir? Gelir, ekonomik yaşamın temel yapı taşlarından biridir. Ancak “gelir ne zaman elde edilir?” sorusu, yalnızca finansal bir soru olmanın ötesine geçer; aynı zamanda toplumsal yapılar, bireysel haklar ve devlet politikalarıyla iç içe geçmiş bir meseledir. Bu yazıda, gelirin ne zaman elde edildiğini tarihsel, hukuki ve sosyolojik perspektiflerden inceleyeceğiz. Gelirin Tarihsel Evrimi Tarihte, gelir kavramı genellikle toprak sahipliği, tarıma dayalı üretim ve feodal ilişkilerle bağlantılıydı. Orta Çağ’da, toprak sahipleri, köylülerden elde ettikleri ürünlerin bir kısmını alarak gelir elde ederlerdi. Bu gelir, doğrudan emek karşılığı değil, mülkiyet ve üretim araçlarına sahip olmanın bir sonucu olarak görülüyordu. Sanayi…
6 Yorum40’lı Gelin Ne Demek? Güç, İktidar ve Toplumsal Cinsiyetin Siyaseti Günümüzde toplumlar, bireylerin kimliklerini, rollerini ve beklentilerini şekillendiren karmaşık güç ilişkileriyle doludur. Bir siyaset bilimci olarak, bu güç dinamiklerini anlamak, iktidarın nasıl işlediğini ve toplumda nasıl bir düzen kurulduğunu çözümlemek önemli bir meseledir. Ancak, toplumsal cinsiyetin, vatandaşlık haklarının, ideolojilerin ve kurumların birbirine karıştığı bir toplumda, bu ilişkiler çok daha derin ve karmaşık hale gelir. Bugün, bu yazıda, “40’lı gelin” kavramını ele alacağız. Bu terim, bir yandan toplumsal normların ve beklentilerin ne kadar katı olduğunu gösterirken, diğer yandan da iktidarın ve güç ilişkilerinin toplumsal cinsiyet üzerinden nasıl şekillendiğini incelememize olanak tanıyacaktır.…
8 YorumHalis Eylesin Ne Demek? Bir Dua, Bir İyilik ve Bir Hikâye “Halis eylesin” demek, kulağa belki çok yabancı gelmiyor ama bu kelimeyi kullandığımızda aslında ne demek istediğimizi, neyi dile getirdiğimizi tam olarak hissediyor muyuz? İşte tam da bu soruyu sormak, beni bir hikâyenin içine çekti. Gerçekten, bir dua anlamı taşıyan bu kelimeyi, derinliklerinde keşfetmek için bir an durmam gerekti. Bugün sizlere, “halis eylesin” deyiminin ardındaki duyguyu ve anlamı anlatan bir hikâye paylaşacağım. Gözlerden Uzak, Kalpten Yakın Bir Dua Bir kasaba vardı, sakin, huzurlu ve birbirini seven insanların yaşadığı bir yer. İnsanlar burada her şeyin en iyisini isterdi birbirleri için. Zeynep,…
Yorum BırakPirinç Suyu Yüz İçin Nasıl Hazırlanır? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Giriş: İnsan Davranışlarını Çözümlemeye Çalışan Bir Psikoloğun Meraklı Girişi Yüz bakımı, yalnızca cildimizin görünümüyle ilgili bir mesele değil; içsel dünyamızın bir yansımasıdır. Kendi cildimize gösterdiğimiz özen, bazen kendimize ve dünyaya nasıl baktığımızla da doğrudan ilişkilidir. Pirinç suyu, binlerce yıldır güzellik ritüellerinde kullanılan, basit ama etkili bir doğal ürün olarak dikkat çeker. Peki, pirinç suyu kullanımı sadece fiziksel bir bakım aracı mı, yoksa psikolojik olarak da bir anlam taşır mı? Bir psikolog olarak, her bireyin cildine, bedenine ve sağlığına nasıl yaklaştığını, içsel dünyalarının bir yansıması olarak görürüm. Bu yazıda, pirinç suyunun…
Yorum Bırak