İçeriğe geç

Televizyon açıkken namaz kılınır mı ?

Televizyon Açıkken Namaz Kılınır Mı?

Daha geçen akşam, Kayseri’nin o sakin sokaklarında, akşam ezanı sesiyle birlikte içimde bir huzur belirmişti. Namaza hazırlanırken, bir yandan da odamda açık olan televizyonun sesini duyuyordum. Hangi kanal olduğunu bilmiyorum, belki spor, belki dizi… Ama ses orada, arka planda yankılanıyordu. O an içimde bir soru belirdi: Televizyon açıkken namaz kılınır mı? Bu sorunun cevabını verebilmek için duygularımın, inançlarımın ve belki de yaşadıklarımın etkisiyle bir yolculuğa çıktım.

Bir Akşamın Başlangıcı: Bir Soruya Dönüşen Huzur

O akşam, her zamanki gibi evde tek başımaydım. Televizyonun sesi, evin her köşesinden bana sesleniyor gibiydi. Hangi kanalda ne oynuyor, neler oluyor umurumda değildi aslında. Ama namaz vakti geldiğinde birden içimde bir huzursuzluk başladı. Televizyon hala açıktı ve ben oraya yöneldim. Birkaç saniye düşündüm. “Ya, şimdi namazı kılsam, televizyonun sesi kulağımda olsa nasıl hissederim?” O an bir tedirginlik sardı beni. Ne garip bir duygu, başlamak üzere olduğum ibadetimi bir arka planda duyduğum sesle ilişkilendirmek.

Bir yandan da bu sorunun aslında çok daha derin bir anlam taşıdığını düşündüm. Hayatımın her anında, seslerin, görüntülerin, düşüncelerin ve çağrıları arasında gidip geliyorum. Sürekli bir “gürültü” içindeyim. Ancak namaz, bu gürültüden bir süreliğine sıyrılma, Tanrı ile baş başa kalma anıydı. O gürültü bana nasıl etki ederdi? Cevabını bilmiyordum, ama bir şekilde onu hissetmek, içinde yaşadığım bu dünyaya dair bir sorumluluktu.

Karar Anı: Huzurun Sesini Ararken

Yavaşça, televizyonu kapattım. O an sanki dünyadaki tüm gürültüler sessizleşti, birden etrafımda sadece dua, sadece kalbimin atışları kaldı. Namaza durduğumda, televizyonun o ardında kalan sesin etkisiyle içimde bir şeylerin eksik kaldığını hissettim. Hani, bir işin ortasında bir şeyin eksik olduğunu anladığınızda, ama yine de o eksiklikle devam etmek zorunda kalırsınız ya… İşte tam olarak öyle bir durum. Kalbim, zihnim hep dışarıda bir şey arıyordu. Belki televizyonun kapalı olması, sadece fiziksel değil, ruhsal bir hazırlık da gerektiriyordu.

Ama o an fark ettim ki, bu eksiklik hissi, aslında ruhumun ne kadar dağınık olduğunun bir yansımasıydı. Namaz, sadece bir ibadet değil, ruhsal bir temizlikti ve bunu yapabilmek için, dış dünyadan gelen her türlü dikkat dağıtıcı faktörün etkisinden kurtulmam gerekirdi. O an televizyonun kapalı olmasının ne kadar önemli olduğunu düşündüm. Namazda kalp ve zihin bir araya gelmeliydi; televizyonun sesi ise her ikisini de bölüyordu.

Hayal Kırıklığı ve Umut: O Anın İçindeki Gerçek

Namazın sonunda derin bir iç huzur buldum. Televizyonun o arka plandaki sesi, beni o kadar çok rahatsız etmemişti aslında. Ama bir eksiklik vardı, onu anladım. Sonra düşündüm: Gerçekten, televizyon açıkken namaz kılmak, sadece bir fiziksel mesafe mi yaratıyor, yoksa ruhsal bir bağlantıyı mı engelliyor?

Birçok insanın, namaz esnasında zihinlerinin sürekli dışarıya kayması, başka şeyleri düşünmesi, aynı şekilde sosyal medya bildirimlerinin ya da televizyondaki haberlerin aklını meşgul etmesi… Aslında hepimiz, gürültüye o kadar alışmışız ki, bir şeylerimizi kaybettiğimizi fark etmiyoruz. Huzur, belki de sessizliğin içinde bulunmalıydı. Namazın “huzur” kısmı, işte o an televizyon kapalıyken daha anlamlı oldu. Huzur, sadece dışarıdaki seslerden bağımsız olmakla ilgili değildi. Zihnim de dış dünyadan sıyrıldığında daha berraklaşıyor, daha netleşiyordu.

Ama işin garip tarafı şu ki, televizyonun sesi, bazen biz fark etmeden içindeki dünya ile bizi o kadar çok etkiliyor ki, bir şekilde namazda dahi o sesin yankısını hissedebiliyorsunuz. O yüzden, namaz kılarken televizyon açık mı olmalı, sorusu aslında daha büyük bir sorunun parçasıydı: Huzura ulaşabilmek için zihnimiz ne kadar özgür olmalı?

Sonuçta: Huzur, Kendi Seçimimiz

Birçok insan için televizyon açıkken namaz kılmak belki de hiçbir şey ifade etmiyor. Ama ben, o anı yaşadıkça anladım ki, insanın ruhsal huzuru, sadece ibadette değil, her şeyde gizlidir. Televizyonun açık olması, sadece fiziksel bir engel değil, aynı zamanda ruhsal bir dağınıklıktı. Belki de en güçlü namaz, dış dünyadan tamamen sıyrıldığında kılınandır.

Huzur, televizyonun sesiyle değil, kalbimizin sesini duyabileceğimiz anlarla gelir. Belki de namazı, sadece bedensel bir hareket değil, ruhsal bir temizlik olarak görmek gerekiyor. Kapanan televizyon, açılan kalp ve temizlenen zihinle…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
ilbet yeni giriş adresi