Bir Akşamüstü ve Kendi Kendime Konuşmalar
Kayseri’nin hafif serin akşamlarından birindeyim. Rüzgâr, Erciyes’in eteğinden yavaşça süzülen yaprakları sallıyor. Yalnız başıma, odamda eski günlüğümü açtım ve son zamanlarda içimde biriken karmaşayı yazmaya başladım. Instagram… Ah, Instagram… Günün her anı, her heyecanı, her kırgınlığı paylaştığım bir yer. Ama bazen de kendimi esir hissettiriyor. İnsanların gözünde sürekli aktif görünme zorunluluğu, bir nefes almak istediğim anlarda bile peşimden geliyor.
Kendi kendime dedim ki: “Bugün değişiklik yapacağım. Aktifliği kapatacağım.” Ama bunu yaparken bile kalbim çarpıyor, bir yandan merak ediyorum, bir yandan korkuyorum. Ne hissedeceğim, insanlar fark edecek mi, bir eksiklik mi oluşacak…
Telefonun Ekranında Sade Bir Karar
Oturduğum koltukta telefonumu elime aldım. Instagram uygulamasını açtım ve profilime girdim. Gözlerim, saatlerce boş boş kaydırdığım feed’e takıldı. Herkesin hayatı gözlerimin önünde akıyor, ama benimkini kimse görmüyor. İşte tam o an, aktifliği kapatma kararı daha gerçek bir hâl aldı.
Ayarlar sekmesine girdim, “Hareket Durumu” seçeneğini buldum ve küçük kaydırıcıyı kapalı hâle getirdim. Ekranda hiçbir şey değişmedi. Ama içimde, sanki uzun zamandır kilitli kalan bir pencereyi açar gibi bir hafiflik hissettim. Bu, sadece bir tıklama değildi; kendi sınırlarımı çizmek, başkalarının ne düşündüğünü bir süreliğine umursamamak demekti.
Gözlerimdeki Merak ve Kalbimdeki Korku
Ama aynı zamanda bir hüzün de vardı. Hayatımın önemli anlarını paylaşmak, birileriyle bağ kurmak istiyor insan. Şimdi aktifliği kapatınca belki mesajlara daha geç yanıt verecektim, belki bazı arkadaşlar meraklanacaktı. Kalbim, bu küçük değişikliğin beklenmedik bir boşluk yaratacağını söylüyordu.
Yine de, biraz da umut vardı. Belki de bu, kendi duygularımı daha fazla gözlemleyebilmek, kendime odaklanabilmek için bir fırsattı. Günlüklerimde yazdığım gibi, bazen insan kendi sessizliğinde daha çok şey öğrenir.
İlk Mesaj ve İlk Tepki
Ertesi sabah, telefonumu elime aldığımda birkaç mesaj geldiğini gördüm. Bir arkadaşım, “Neden daha geç yanıt veriyorsun?” diye sormuştu. Gülümsedim, çünkü tam da bunu bekliyordum. Açıkçası, bir süre önce bunu fark etmek beni heyecanlandırdı: İnsanların benim sürekli online olmama bağımlı olmadığını görmek… Hafif bir özgürlük duygusu.
O gün, Instagram’a bakmadan bir kahve yaptım ve balkona çıktım. Rüzgâr, Kayseri’nin sokaklarını hafifçe sallıyor, ben de kendi düşüncelerimde kayboluyordum. Eskiden telefon elimden düşmezdi; şimdi, aktifliği kapatmanın verdiği hafiflikle biraz daha kendi ritmimdeydim.
Günlük ve Sessizlik
Gün boyunca yazdım. Duygularımı, kırgınlıklarımı, umutlarımı… Her satırda biraz daha hafifledim. Aktifliği kapatmak, bana sadece sosyal medya dünyasında bir adım geri çekilmeyi değil, kendi içimde bir alan açmayı da sağladı. Kendimle baş başa kalmak, bazen en büyük ödüldü.
Ve gece olduğunda, tekrar telefonuma baktım. Mesajlar vardı, bildirimler vardı… Ama ben artık onları kontrol etmek için acele etmiyordum. Kendi zamanımı, kendi ritmimi bulmuştum.
Hayatın Küçük Anlarında Özgürlük
Bazen bir tıklama, bazen küçük bir karar, hayatın akışını değiştirebilir. Benim için Instagram’da aktifliği kapatmak, sadece bir teknoloji seçimi değildi; kendi sınırlarımı belirlemek, kendi duygularımı korumak ve biraz da kendimle barışmak demekti.
Kayseri’nin o serin akşamında, günlüklerime bakarken düşündüm: Hayat, bazen başkalarının ritmine uyacak kadar uzun değil. Kendi ritmimizle ilerlemeli, kendi sessizliğimizi, kendi düşüncelerimizi dinlemeliyiz.
O andan itibaren her tıklamada bir özgürlük, her sessizlik anında bir huzur hissettim. Ve belki de en güzeli, artık hem kaybolmuyor hem de kendimi buluyordum.
Son Söz
Aktifliği kapatmak basit bir ayar gibi görünse de, benim için bir dönüm noktasıydı. Kendi duygularımı, kendi ritmimi, kendi sınırlarımı keşfetmek… Hepsi bir arada. Ve bazen, küçük kararlar, büyük değişimlerin başlangıcı olur.
Instagram’da aktifliği kapatmak isteyenler için küçük bir öneri: Korkmayın, denemekten çekinmeyin. İçinizdeki sessizliği duyun, kendi ritminizi hissedin ve belki de hayatın küçük anlarında gerçek özgürlüğü bulacaksınız.